|
Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu Resmi Gazete’de yayımlandı, böylece Temmuz ayından itibaren Genel Sağlık Sigortası (GSS) hayata geçecek ve tüm nüfus kapsam altına alınmış olacak. Bu yapı içerisinde ülkemizde tamamlayıcı özel sağlık sigortasının rolünü ve önemini değerlendirebilir misiniz?
Bilindiği üzere, 31 Mayıs 2006 tarihinde kabul edilen 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu (Kanun) ile getirilen Genel Sağlık Sigortası uygulaması ile tüm vatandaşlarımızın kamu sağlık güvencesi altına alınması hedeflenmiştir. Ancak, 1 Ocak 2007 tarihinde yürürlüğe girmesi beklenen Kanun’un çeşitli nedenlerle değişikliğe uğrayan yürürlük tarihi, 17 Nisan 2008 tarihinde kabul edilen 5754 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile yeniden düzenlenmiş ve Kanun’un Genel Sağlık Sigortasına ilişkin maddelerinin 1 Temmuz 2008 tarihinde yürürlüğe girmesi öngörülmüştür.
Türkiye Sigorta ve Reasürans Şirketleri Birliği tarafından yayımlanan sigortacılık sektörü verilerine göre ülkemizde, 2008 yılı birinci çeyreği itibarıyla 217.740’ı ferdi, 525.674’ü ise grup sigorta poliçelerinde olmak üzere toplam, 743.414 kişi özel sağlık sigortası yaptırmıştır. Buna göre, özel sağlık sigortalılarının sayısı geçen senenin aynı dönemine göre %3 oranında bir artış göstermiştir. Aynı dönemde prim ödemelerindeki artış ise %13 olarak gerçekleşmiştir. Özel sağlık sigortalı vatandaşlarımızın aynı zamanda kamu sağlık güvencesine de sahip olduğu ve bunun için de prim ödediği dikkate alındığında bu artışın önemi daha iyi anlaşılacaktır.
Diğer ülkelerdeki uygulamalara bakıldığında, özel sağlık sigortasının, bazı ülkelerde genel sağlık sistemini tamamladığı veya desteklediği, bazı ülkelerde genel sağlık sisteminin yerine geçtiği, bazılarında ise bizde olduğu gibi genel sağlık sistemine ek olarak düzenlendiği gözlenmektedir. Kanun’un 98. maddesine eklenen “Yıllık veya daha uzun süreli tamamlayıcı veya destekleyici özel sağlık sigortalarına ilişkin usûl ve esaslar Kurumun uygun görüşü alınarak Hazine Müsteşarlığı tarafından belirlenir.” hükmü ile özel sağlık sigortasının ülkemizde de genel sağlık sistemini tamamlar veya destekler şekilde düzenlenebilmesinin önü açılmış bulunmaktadır.
Kamu tarafından tüm vatandaşlarımıza temin edilen sağlık güvencesinin de belirli sınırları olduğu dikkate alındığında, Genel Sağlık Sigortası’nı tamamlar veya destekler nitelikte düzenlenecek özel sağlık sigortalarının önemi daha iyi anlaşılmaktadır. Önümüzdeki dönemde, yapılacak düzenlemelerin de tamamlanmasıyla, tamamlayıcı ve uzun süreli özel sağlık sigortalarına olan talebin hızlı bir şekilde artacağı kanaatindeyim.
Yasama sürecinde Genel Sağlık Sigortası’na ilişkin geri ödeme hükümlerinde önemli değişiklikler oldu. Sigortalıların farkını ödeyerek talep edebilecekleri özel hizmetlere sınırlama getirildi. Bunun tamamlayıcı özel sağlık sigortalarının gelişimi açısından etkileri neler olabilir?
Genel Sağlık Sigortası uygulaması ile sağlık sistemimizde önemli değişikliklere gidilmiştir. Bu değişikliklerin tamamı, tüm vatandaşlarımızın eşit ve adil bir sağlık hizmeti almasına ve genel olarak sağlık sisteminin daha verimli işlemesine yönelik değişikliklerdir.
Kanun’un 73. maddesinde 5754 sayılı Kanunla yapılan son değişiklikle, vatandaşlarımızın sağlık hizmeti sunucularından alacağı hizmetlere ilişkin giderlerin finansman yöntemleri belirlenmiştir. Genel sağlık sigortalılardan, çeşitli sağlık hizmetleri için sağlık hizmet sunucuları tarafından talep edilecek ilave ücretlerin, Kanun’un 98. maddesi çerçevesinde özel sağlık sigortası kapsamına alınması mümkün bulunmaktadır. Ayrıca yine 98. madde çerçevesinde Sosyal Güvenlik Kurumu ile Müsteşarlığımız bir araya gelerek tamamlayıcı özel sağlık sigortaları ile ilgili esasları belirleyecektir. Bu son derece olumlu bir gelişmedir.
İlaç ve optik malzemeler anılan sınırlama kapsamında değil. Türkiye’de spesifik olarak ilaç ve tıbbi malzeme gibi alanlarda tamamlayıcı özel sağlık sigortası tasarlanabilir mi?
Kanun’un 73. maddesinde belirtildiği üzere, sağlık hizmetlerine ilişkin alınacak ilave ücretlere getirilen sınırlamalar, ilaç ve optik malzemeler için uygulanmamaktadır. Ülkemizde sunulan özel sağlık sigortalarının kapsamına bakıldığında, genelde ilaç ve optik malzemelere ilişkin giderlerin de sağlık hizmetlerinin yanında belirli oranlarda teminat altına alındığı görülmektedir.
Bu çerçevede, ilaç ve optik için yapılacak fark ödemelerinin, tamamlayıcı özel sağlık sigortası ile teminat altına alınabilmesinde mevzuat açısından bir sakınca bulunmamaktadır. 1 Temmuz 2008 tarihinde yürürlüğe girecek olan Genel Sağlık Sigortası sisteminin tam anlamıyla işlemesiyle birlikte, özel sağlık sigortasının bu sistemi tamamlayıcı ve destekleyici özelliğinin daha fazla ön plana çıkacağı ve buna yönelik çok çeşitli sigorta ürünlerinin geliştirileceği muhakkaktır. Bu, belli ölçüde sigortacılık sektörümüzün yeni ürün geliştirme kapasitesine de bağlıdır. |