|
|
|
|
|
|
Hasta uyumu (Patient compliance) |
|
|
|
|
|
|
| Hasta uyumu, herhangi bir tedavinin klinik etkililiğinin de önemli bir belirleyicisi olması nedeniyle hem yeni teknolojiyi geliştirenler hem de bu teknolojiyi kullanma kararlarını verenler açısından ele alınması gereken önemli bir kavramdır.
|
|
|
|
Hasta uyumu (patient compliance), son yıllarda özellikle kronik hastalıkların tedavi süreci ile ilgili olarak sıklıkla tartışılan bir konudur. Kronik hastalıkların tedavi sürecinde, hastanın kendisine önerilen tedavi yöntemlerini önerildiği şekilde uygulaması, sürecin başarısının en önemli belirleyicisidir. İlk kez 1960’lı yıllarda sosyolog Milton Davis tarafından yapılan ve hastalarının kendilerine önerilenlere uymaması ile demografik özellikleri arasındaki ilişkiyi ortaya koymayı amaçlayan çalışmasından sonra bu konu ile ilgili çok sayıda çalışma yapılmıştır. Hasta uyumu, herhangi bir tedavinin klinik etkililiğinin de önemli bir belirleyicisi olması nedeniyle hem yeni teknolojiyi geliştirenler hem de bu teknolojiyi kullanma kararlarını verenler açısından ele alınması gereken önemli bir kavramdır.
Uyum, en genel anlamıyla “bireyin davranışlarının, sağlık hizmeti sunucusunun önerileri ile paralel olması” olarak tanımlanabilir. Bu tanım, hekimin otoriter, hakim ve aktif olduğu, hastanın ise pasif ve itaâtkar olduğu bir ilişkiyi tanımlamakta ve özellikle sosyal bilimciler tarafından ciddi biçimde eleştirilmektedir. Bu eleştiriler çerçevesinde, kavramın ortaya atılmasından bu yana geçen süre içerisinde hasta uyumu kavramı ve buna yüklenen anlamlarda da önemli değişiklikler olmuştur. Örneğin Dünya Sağlık Örgütü bu tanımın içerisine hastanın kendisine yapılan önerileri onaylamasının da önemini eklemiş ve hastayı sadece kendisine yapılan önerileri uygulaması beklenen pasif bir alıcı olma konumundan çıkarmıştır. Bu bağlamda “hasta katılımı” (patient adherence) “hastanın hekim ile üzerinde uzlaştığı önerileri uygulaması” olarak tanımlanmaktadır. Görüldüğü gibi bu tanımı diğerinden ayıran en önemli fark hastanın tedavi önerileri konusunda hekim ile uzlaşmasını içermesidir1. Sosyal bilimciler ise bu kavramın en önemli unsuru olan doktor hasta ilişkisi içerisine “ortaklık” (partnership), “tedavi ittifakı” (therapeutic alliance) gibi kavramları ekleyerek “ahenk” (compliance) kavramının daha uygun olduğunu öne sürmektedir. Bu ilişki içerisinde hastanın inanış ve arzularına saygı duymak, açık olmak ve hasta ve hekimi aralarında gerçek bir anlaşma olan eşit bireyler olarak görmek ön plana çıkmaktadır2. Görüldüğü üzere, hasta uyumu kavramına yüklenen anlamlar da zaman içerisinde sağlık hizmetlerinin “hasta odaklı” olma eğilimine paralel olarak gelişmiştir. Bugün özellikle kronik hastalıkların tedavi sürecinde, hasta ile hekim arasında sağlanan iletişim ve işbirliğinin bu sürecin başarısının önemli bir belirleyicisi olduğu kabul edilmektedir.
Hastanın, kendisine önerilen tedaviye uyumsuzluğu çeşitli şekillerde ve çok çeşitli faktörlere bağlı olarak ortaya çıkabilir. Hasta kendisine önerilen tedaviyi hiç almayabilir, yanlış zamanda ve dozda alabilir ya da uygulama yanlışlıkları yapabilir.
|
Yazının devamı için tıklayınız. |
| Yazının devamını okuyabilmeniz için sisteminizde Adobe Reader programının yüklü olması gerekmektedir.Programı yüklemek için tıklayınız. | |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
| Bu yayın Pfizer İlaçları Ltd. Şti. sponsorluğunda gerçekleşmektedir.İçeriğindeki görüşler sponsor ile ilişkilendirilemez. |
 |
|
|
|
|
|
|
|